sakarya haberlerikarasu haberlerikarasu hamle gazetesikarasu hava durumu
DOLAR
32,3565
EURO
34,4292
ALTIN
2.435,74
BIST
9.814,19
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Sakarya
Açık
28°C
Sakarya
28°C
Açık
Pazartesi Az Bulutlu
32°C
Salı Çok Bulutlu
28°C
Çarşamba Az Bulutlu
24°C
Perşembe Çok Bulutlu
19°C

GAMZE KOÇ

15.03.2023 13:10
0
A+
A-

HOPPALA
Dünyaya gözünü açalı beş altı ay olmuş bir bebeği görünce ne yaparsınız? Hangi dediğinizi anlar diye düşünür de ne söylersiniz ya da ilk önce hangi hareketi yapmak geçer içinizden?

Hani şu bilindik “ce eee”oyunu var ya benim hemen onu yapasım gelir nedense. Meğer bu kadim bir gelenek hatta evrensel karşılığı olan bir hareketmiş. Bir varım bir yokum, ölüm gibi bir şeyim, demekmiş. Gördüğün anlık olan bu suretime aldanma, ben aslında yok olmaya mecbur olan bir varlığım demenin bebekçesiymiş.Zihne, o kadarcıkken bile alttan alta ölüm fikrini aşılamak içinmiş.

Eminim, nicelerimiz yüzümüzü ellerimizle kapatıp açarak yaptığımız bu basit hareketin sebebinin bu olduğunu bilmiyordur. Hiç şaşmam.Niye şaşırayım ki.Neyin aslını astarını araştırarak yapıyoruz ki sanki! Ama dertlendiğim şey bu da değil hatta yüreğimi ağzıma getiren olayın yanında bunun lafı bile olmaz!

Geçen gün çarşı meydanında iki üç metre ilerimde, adamın biri güya sevmek için daha ağzı süt kokan, altı zıbınlı bir bebeği alıp başladı havada atıp tutmaya. Çocuk hâliyle neye uğradığını şaşırdığı için havaya atıldığında önce nefesi kesilecekmiş gibi oldu, havada gayet şaşkındı ve gözbebekleri de yuvalarından fırlamışçasına büyüdü.Bebek ağlamaya ya da herhangi bir tepki göstermeye fırsat bile bulamadan adam şovunu tekrarladı.Bu kadarcık sevme(?) adamı kesmemiş olacak ki üst üste aynı şeyi yaptı da yaptı.

Demin kucaktan metrelerce yukarı atılan o bebek de tekrar tutulana dek ses çıkarmadı ama tutulunca da patlattı kahkayı. Tekrar, tekrar yapmaya devam etti adam.Ne kendisine karışan vardı ne de kızan.Bundan güç aldığı için de durmadan devam etti.Aklınca yaptığını sevimli göstermek için bir de yaptığına isim hatta ritim bulmuş, ağzı kulaklarında”hoppacığğğııık”demez mi! Hoppacık mı?Benim aklım çıktı.Yapılan eylemi yorumlayıp itiraz edecek hâli yok garibiminçünkü daha bebek. Gülüyor sadece.

Aklıma bir kurt düştü, acaba bu oyunun da bir dayanağı var da biz bilmiyor olabilir miyiz?Bu oyun da hep yukarı atılarak düşme endişesi yaşamayalım ve şartsız şüphesiz güvenli kolların bizi tutacağından her daim emin olalım diye bulunmuş olabilir mi?Olur mu olur.Buna da bebeklikten alışmış olabilir miyiz? Bu nasıl büyük bir vaattir böyle! Boyunu aşan vaatler de kibir değil midir?”Seni tutarım, sen bırak kendini bana.” demenin kibirden farkı ne? Ya tutamazsa?

Bir mühendislik harikası olan Babil’in Asma Bahçeleri’nin içindeki doksan metrelik kulelerin de en yükseklere kurulma hevesi böyle başlamamış mıydı? Tanrı’ya ulaşmak için çok yükseklere bina yapmaya çalışmak da kibirden sayılmaz mı? Ne doksanı!Yüz, iki yüz metrelik temeli çürük binaları allayıp pullayarak inşa edip içlerine insan yerleştirmenin ve herkesi yükseklerden izleyebilme ayrıcalığını pazarlamanın bir bebeği havaya fırlatıp tutamama ihtimalinden ne farkı var ki?

Bazı kurnazların gökleri delen binalara afili isimler verip medeniyet diye kakalamaları ve kendilerine asma bahçeler dikmeye kalkmaları kibrin dik alası değil de ne!

Yukarılara atılınca kaygı ve korkunun bizi çepeçevre sarması gerekirken buna aldırış etmemeyi bize birileri öğretmiş olabilir mi?Yoksa bu kadar çok kafa üstü çakılan koca koca bebeklerin yere düştükten sonra bile gevrek gevrek gülmelerinin başka bir izahı olmalı?

Var mıdır acaba bunun da bilimsel bir açıklaması? Neden etraf, havaya fırlatılmasına ve yere çakılıp düşmesine rağmen “Acımadı ki acımadı ki!”diye gülen insanlarla dolu?Komikliğin de mi tanımı değişti yoksa birileri bize hoppalayı da oyun diye mi yutturdu?

Yazarın Diğer Yazıları
Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.